MARDİN - DTK İnanç Komisyonu'nun düzenlediği
Mezopotamya 1. İnanç Çalıştayı, değişik inanç temsilcileri, akademisyen, aydın,
yazar ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin katılımıyla başladı.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) İnanç Komisyonu tarafından düzenlenen
Mezopotamya 1. İnanç Çalıştayı, Mardin'in Erdoba Evleri'nde başladı.
İki
gün sürecek olan Çalıştayın açılış konuşmasını çalıştay çağrıcılarından Nurettin
Sönmez yaptı. Dünyada devam eden savaş hali ve çatışmaları hatırlatan Sönmez,
sadece 2009 yılında dünyada bir trilyon 800 milyar doların silahlanmaya
ayrıldığını ve bu paralarla insanların öldürüldüğüne dikkat çekti. Sönmez, 2010
yılının baharına doğru birçok çatışma ve acıya sahne olacak olan Mezopotamya
topraklarında çatışma ve savaş istemediklerini söyledi. Sönmez, bütün inanç
mensuplarının bir arada yaşamak istediklerini belirterek, "Tarih boyunca
egemenlerin ve iktidarların şiddet ve baskılarına maruz kalan Hıristiyan, Ezidi,
Alevi, Müslüman ve diğer inanç mensuplarının bir araya gelerek karşılıklı
tartışmaları, birbirlerini dinlemeleri ve anlamaları amacıyla düzenlenen bu
toplantıya katılmanız bütün inançlar açısından çok önemlidir" dedi.
Açılış konuşmasının ardından "Mezopotamya ve Anadolu'da yaşayan
inançların ve kültürlerin geçmişleri ve günümüze etkileri" konulu birinci
oturuma geçildi.
Oturumda konuşan DTK Eşbaşkanı Yüksel Genç, inançlar
arasındaki diyalogun önemine değindi. İnanç ve kültürlerin bir birlerini tehdit
olarak görmelerini önleyecek bir tanışıklığa ihtiyaç olduğunu belirten Genç,
sorunların garantisinin yine inançların birbirleri ile olan ilişkileri olacağını
ifade etti. Genç, farklı inanç sahiplerinin kendi aralarında gerçekçi diyalog
zeminlerine ihtiyaç duyulduğuna değinerek, "Bu hem barış, birlik, sevgi,
aydınlık diyen inançların özünün gereğidir, hem de hakiki demokratik toplum
yapılanmalarının gereğidir. Bizler bu benzeri çalıştaylara elbette siyasi karar
alıcıların tarihsel alışkınlıklarını bir kenara bırakarak inançları kullanmasını
önleyeceğiz demiyoruz. Ancak inançlar ve kültürler arasındaki müştereklerin
ortaya çıkarılıp, geliştirilmesi ve her rengin kendisini diğerleriyle beraber
ele alabilmesini, diğerini anlamasını geliştirecek bir alan açmayı Musevi olanın
Hıristiyan'ı, Hıristiyan olanın Müslüman'ı, Müslüman olanın Yezidi'nin yaşam ve
inanç hakkını koruyabilmesinin, demokratik toplum anlayışımızın gereği olduğuna
inanıyoruz. Tüm farklılıkların birlikte iken demokratik toplum kurmanın mümkün
olduğuna inanıyoruz" dedi.
Hemen hemen bütün kanlı toplumsal
çatışmaların önemli gerekçeleri arasında inanç farklılıklarının konulduğunu
ifade eden Genç, şunları ifade etti: "Yahudilere, Ermenilere, Rumlara ve
Êzidilere yönelik saldırı ve soykırımın hiçbir zaman bitmediğini ve hala
önyargılarla devam ettirilen baskıcı uygulamalara tanığız. Belki de Ezidiler bu
coğrafyanın en çok mağdur edilen, ötekinin ötekisi haline getirilen katmerli bir
zulmünde muhatabı oldular. Daha küresel düzlemde medeniyetlerin çatışmasının
temelinde dini inançların çatışması konuluyor. Bugün bölgemizde yaşanan
savaşlar, işgaller, trajedilerde bu kaynaktan besleniyor. Bütün bu durumlarda
bize gösteriyor ki, oldukça zorlu ve önyargılarla beslenmeye çalışılan bir
coğrafyadayız. Yan yana, eşit ve özgür olabilmenin yollarını ancak birlikte
yaratabiliriz. Bu coğrafyanın tüm renkleri varken tam demokrasiye
ulaşabileceğiz."
Diyarbakır ve Mardin Süryani Metropoliti Saliba Özmen,
MÖ Hıristiyanlığı kabul eden Süryanilerin meşgalelerini hep inanç ve kültür
üzerine çoğalttıklarını belirterek, kilise ve cami arasındaki farkının bir an
önce görülmesinin gerektiğini söyledi. Özmen, bölgede Süryaniler, Araplar,
Kürtler, Çerkezler ve diğerleri halklarla beraber yaşadıklarını hatırlattı.
Dünya var oldukça savaşlarında var olabileceğini vurgulayan Özmen, önemli olanın
bölgede yaşanan savaşlardan ders alınması olduğunu dile getirdi. Özmen, "Biz
çoğulculuğumuz, çok dilliğimiz dönemindeyiz. Bu kültürlerin bir arada yaşaması
için elimizden geleni yapmamız gerekir" diye konuştu.
Diyarbakır
Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ise, Mardin'de bir araya gelmenin
ayırt edici özelliği bulunduğunu ifade etti. Baydemir, şunları kaydetti: "Kudüs
mü Mardin'den etkilenmiş, Mardin mi Kudüs'ten etkilenmiş tartışmaları
süredursun, biz burada bu kültürlerle bir aradaysak bizce Kudüs etkilenmiştir.
Bir kaç kişiyi reddetmek, birilerini kabul etmek olmamalıdır. Bütün
zenginliklerimizi kabul etmek zorundayız. Bu devletin birinci görevidir. Herkese
karşı eşit mesafede olmak gerek. Bana göre laiklik budur. Maalesef bu ülke
bundan oldukça uzaktır. İnançlar arasındaki ilişkilerde adil olmak gerektiğini
düşünüyorum. Diğer etnik kimliklerimize yönelik küfürlü davranış biçimleri
vardır. Bunları ayıklamak için hızla çalışmak gerekir. Kendi adıma söylemek
gerekirse, kaybedilmiş dedelerin torunu olarak, daha fazla geç kalmamamız
gerekir. İnsanlar göç etmek zorunda kaldılar bu coğrafyadan. Bugün kentim
Diyarbakır'da Ermeni sayısı yüzde bir ikiyi geçmemektedir. Eskiden yapılan nüfus
sayılarında yüzde 40 civarında nüfusu vardı. Bu trajediyi hafifletmez. Bu
coğrafyada yaşayan bütün etnik kimlikler, sizler büyük acı ve trajedi yaşadınız.
Göç etmek zorunda kaldınız. Ama buna eminim siz kaybetmediniz, biz kaybettik.
Bereketi de barışı da beraberiniz de götürdünüz. Geçmişle yüzleşmemiz gerekir.
Hepimizin yapacağı çok şey vardır."
Baydemir'in konuşmasından sonra
basına kapalı devam eden çalıştayın sonunda sonuç bildirisinin yayınlanması
bekleniyor.
Mezopotamya 1. İnanç Çalıştayı’na katılanlar şunlar: BDP
Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, BDP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis, BDP
İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ve MYK üyeleri, DTK Eşbaşkanı Yüksel Genç,
Türkiye Barış Meclisi'nden Seydi Fırat, Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Ömer
Güneş, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, İHD, KADİP,
EMARJİ, Mehelmi Derneği, Alevi örgütleri adına AKD Hacı Bektaş Anadolu Kültür
Vakfı, Pir Sultan, ABF, Hubyar, Alevi örgütleri temsilcileri Kazım Genç ve Kemal
Bülbül, Şeyh Said'in torunu Şeyh Seydullah Deniz, Alevi dedeleri, Sünni din
kesimlerinden Nubihar, Zehra, Med Zehra, Mizgin-Der, MAZLUMDER, DİVES,
Şarkiyat-Der, Dicle-Fırat Barış Grubu, Diay-Der, Sünni din alimleri Şeyh Seyri,
Şeyh Şafi, Şeyh Celal, Celal Yöğler, Kerem Soylu, Yusuf Hoca, Êzidi inanç
örgütleri adına Şengal temsilcileri ile Feleknas Uca, Mir Tahsin, Biro Görmez,
Hıristiyan inancından Protestan Kilisesi, Süryani Kilisesi, Ermeni Kilisesi,
Fener Rum Patriği, Yusuf Sağ, Deyrul Zaferan, Deyrul Umur, Filozof İskender,
Agos Gazetesi, yazar ve akademisyen Niyazi Öktem, Faik Bulut, Kadri Yıldırım,
Ubeydullah Hoca, Reşit Irgat, Fadıl Bedirhanoğlu, Şerefhan Ciziri, Yakup
Gabriel, Kezban Hatemi, Naci Kutlay, Ayhan Bilgen, Ahmet İnan, Altan Tan, Derviş
Keskin, Prof. Dr. Bilal Sambur, Kemal Bülbül, Hamza Aksüt, Erdoğan Aydın, Akif
Hoca, Muhammed Nur Denek, Reşit Irgat ve Avrupa ile Hayat
Nasturi.
Laleş'ten gelmesi beklenen Yezidi temsilcilerinin ise pasaport
sorunundan kaynaklı gelemediği ancak yarın devam edecek olan çalıştaya
katılacağı bildirildi.
ANF