İSTANBUL - Ermeni gazeteci Hrant Dink
cinayetinin 12. duruşması öncesinde her duruşma olduğu gibi yine Beşiktaş İskele
Meydanı'nda bir araya gelen Hrant'ın arkadaşları, cinayetin arkasındaki gizli
elerin ortaya çıkarılmasını ve organize şekilde işlenen cinayetin tüm
sorumlularının yargılanmasını istedi.
Çok sayıda yazar, şair, tiyatrocu, çizer gazeteci ve vatandaşın bulunduğu
kalabalık grup duruşma öncesinde Beşiktaş İskele Meydanı'nda bir araya gelerek,
davanın gidişatı, sorumluların örtbas edilmesi ve cinayetin üzerindeki sır
perdesinin aralanmamasını protesto etti. Bu günkü eyleme ayrıca cumhuriyetin
kuruluşundan beri öldürülen çok sayıda gazeteci ve aydının aileleri de yer aldı.
Açıklamadan sonra adliye önüne kadar yürüyen grup, adalet istedi.
Hrant
için Adalet Platformu tarafından organize edilen eyleme Hrant Dink'in eşi Rakel
Dink, Doğan Öz'ün eşi Sezen Öz ve kızı Bengi Heval Öz, ilk siyasi suikaste
kurban giden Sebahattin Ali'nin kızı Filiz Ali, Metin Altıok'ın kızı Zeynep
Altaş, suikaste kurban giden DİSK Eski Başkanı Kemal Türkler'in kızı Nilgün
Türkler, Abdi İpekçi'nin kızı Nukhet İpekçi, Uğur Mumcu'nun çocukları Özge ve
Özgür Mumcu, Metin Göktepe'nin ablası Meryem, Yasemin Cebenoyan'ın kardeşi
Cüneyt Cebenoyan, Metin Altıok kardeşi Zeynep, Nesimi Çimen'in oğlu Mazulm Çimen
ve çok sayıda kişi katıldı. "Katili Tanıyoruz" ve "Gerçeklerle yüzleş" yazılı
lolipoplar taşıyan grup, sık sık, "Katil devlet hesap verecek", "Hepimiz
Hrant'ız hepimiz Ermeniyiz", "Yaşasın halkların kardeşliği" ve "Faşizme karşı
omuz omuza" şeklinde slogan attı.
DEVLET GÖZÜMÜZDE DEFALARCA AŞAĞILANMIŞ
OLDU
Grup adına basın açıklamasını ise Sabahattin Ali'nin Kızı Filiz Ali
okudu. Ağlayıp sızlamak değil, Hrarnt, Arat, Delal ve Sera'nın yanında
oldukların göstermek için geldiklerini ifade eden Ali,"Hiçbir sırrın bu
onursuzluğu taşıyacak kadar önemli olacağına inanmıyoruz. Bu davanın tüm sırları
alaşağı edecek güçte olduğunu haykırmak için geldik. Suçluların korunup
kollanmasında ne kadar resmi sıfatlı kişinin seferber olduğunu gördük.
Yurttaşını bu kadar korumasız bırakan kurumların kendi suçlarını örtbas etmek
için ne kadar çaba harcadığını gördük. Bu görüntüler için devlet gözümüzde
defalarca aşağılanmış oldu. Bundan daha aşağılayıcı bir durum olduğunu
düşünmüyoruz" diye konuştu.
Yıllardır yaşadıkları ortak adaletsizliği
paylaşmaya geldiklerini kaydeden Ali, "Biz sürekli can alınan bir ülkede
yaşayanların çoğalttığı bir aileyiz. Artık çoğalmak istemiyoruz. Sabahattin Ali
cinayetinden beri işlenen siyasi planlı cinayetlerin defalarca nasıl örtbas
edildiğini anlatmaya geldik. dosyalarımızın çoğu kapatıldı ve zaman aşımına
uğradı. Hrant Dink cinayeti ise henüz zaman aşımına uğramdı ancak aşıma uğrama
süreci içinde. Suçlular daha zamanlarını aşmadı. Devletin kendi içine sızmış
odakları ayrıştırmak için henüz zaman var. Bu devlet ayıbını bizden sonrakilere
bırakmayalım diye henüz zamanımız var. kinle öfkeyle intikam duygularıyla değil,
yurttaş duygularımızla buradayız." şeklinde konuştu.
Ali konuşmasına
şöyle devam etti: Bizi öldürenlerin arkasındakiler ortaya çıkarılmadıkça ve
devlet kurumları görevlerini yerine getirmedikleri sürece onlar gözümüzde suçlu
olarak kalmaya devam edecektir. Her an bu suçun rahatça işlenebileceği duygusu
da açık olacaktır. Hangi kurum, hangi kurumun içindeki sayın kişi zedelenecekse,
zedelensin, incinecekse incinsin. İtibar kaybına uğrayacaksa uğrasın. Bu suçlar
ortaya çıkarılsın. Bunun asla bir candan daha önemli olmadığını anlatmaya
geldik. Bu konulara duyarlı olup da çaresizlik içinde üzülecek değiliz. Arat,
Delal ve Hrant kardeşlerimizle birlikte olmaya geldik. Biz de bu davanın
müdahiliyiz ve takipçisi olacağız.
Açıklamanın ardından toplu halde
davanın görüldüğü Beşiktaş Adliyesi önüne kadar yürüyüşe geçen kalabalık grubun
adliye önündeki bekleyişi sürüyor.
Bu arada adliye girişinde Rakel Dink
ve Sezen Öz basın mensuplarının sorularını cevapladı. Basın mensuplarının
davanın durumu ve kabul edilen Poyrazköy iddianamesi ile ilgili soruları üzerine
Rakel Dink, "Tek diyeceğim şey, ikrar, tövbe ve özür olmadıkça kurtuluş gelmez."
ifadelerini kullandı.
Dink, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun bir
gazetede yer alan röportajında bir okula Hrant Dink'in adını vermek istediği
sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Versin, görelim" şeklinde
yanıtladı.
Rakel Dink ile birlikte adliyeye doğru yürüyen Doğan Öz'ün eşi
Sezen Öz de cinayetleri işleyenlerin ve yardım edenlerin artık vicdani muhasebe
yapmasının zamanı geldiğini vurgulayarak, "Rakelin söylediği gibi itiraf, o
zaman biz rahatlayacağız. İtiraflar olsun anlatılsın, böyle bir kurum ve bir
daha cinayet olmasın bütün amacımız bu." şeklinde konuştu.
ANF